Antropoloji şunu diyor ; İnsanlar ateşi bulduktan sonra yemeklerini pişirerek yemeye başladılar (hayvanlar , sebzeler vs.) Böylece ilk insanlar çene kaslarını daha az kullanmaya başladı (çiğ et yerken epey zorlanıyorlardı). Bunun sonucunda da çene kaslarının kafatasına yaptığı baskı azaldı ve beyin yuvası buna bağlı olarak genişledi. Beyin de bu genişliği görüp "lan madem böyle rahat bi ortamım var neden biraz daha büyümeyeyim" dedi. ve genişledi..ve gelişti..
Şimdi..yukarıdaki açıklamaya göre daha yukarıdaki soruları cevaplamak lazım. (cevaplayınız..).
Sosyoloji yıllardır insanlarla ilgileniyor..dertlerine çare bulmuşmudur biraz şüpheli lakin bu şüphe sosyoloji biliminin yetersizliğindenmidir meçhul.(bu daha büyük bir şüphe haliyle).İnsanın insan olmasından kaynaklanan bariz bir doyumsuzluğu var. belli. Bu durumda "dertlerime çare bulduğunuz ölçüde daha çok dert çıkaracağım" şeklinde bir tepki var gibi. İnsanlar , kendi işlerini başkalarına yaptırmayı çok severler zira. Hazırcılık deniyor.. ben ahmaklık olarak görüyorum. Böylece dertlerin biri bitmeden diğeri geldikçe , çare bulan kişi , kurum artık herneyse zamanla işlevini kaybediyor. zayıflıyor , yavaşlıyor..
Yani nedir? Kimse sosyolojiye , psikolojiye falan bok atmaya kalkmasın. Kendi sıçtığı yeri temizlemek için türlü katakulli çevirip başkalarının oraya sıçmasını sağlayan insanlar hiç yapmasın. Kendini bilmek gerçekten önemliyse , bunun tek yolu böğürmektir. Ki zaten bakıldığında her gün her insanın manasız bir şekilde bunu yaptığını düşünürsek zor da olmayacak. Tek farkı bundan sonra biraz daha anlamlı olması.. ve bu benim sizden küçücük bir ricam.
Aske



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder