31 Ağustos 2007 Cuma
mind distortion fest '666
festivale katılacak 2 yeni grup açıklandı. bunlardan biri başarılı türk black metal grubu Şeytan Allahım Ol ve ve diğeri ülkesiz grup Demonic Torture Of The Dark Forest.
deli manyak bir festival olması bekleniyor fakat herşey bununla sınırlı değil. dtotdt'nin sitesinde yaptığı duyuru bekleyenleri heyecanlandırıyor. sahnede domuz siki yiyeceklerini ve bununlada kalmayıp türlü sakat atı makatlarına sokacaklarını açıklayan grup üyeleri "underground nasıl olunur" konseptli bir performans olacağını da ekliyor.
sayılı gün çabuk geçer diyor ve demonik gücün üzerinize olmasını diliyorum.
not : festival ile alakalı son dakika haberlerini mds aracılığı ile öğrenebilirsiniz.
30 Ağustos 2007 Perşembe
Bilirkişi Feyyaz
Feyyaz : öyle olacak tabi , havanın sıcağı dişinin kucağı makbuldür.
M.K : diyosun..
~
A.Q : geçen gün bi tamirciye gittim benim arabanın motorda arıza varmış falan. 1 haftadır bekliyorum hala yapmadı piç adam. sinir oluyorum feyyaz abi.
Feyyaz : olursun tabi tamircinin gecikeni sinir bozar.
A.Q : diyosun..
~
A.S : abi naber ? baksana ne diyecem , iki 50 lik var mı snde ya şunu bi bozsan ?
Feyyaz : paranın bozulmuşundan hayır gelmez. bana kola al!
A.S : diyosun..
~
M.R.B : şşşüü feyyaz abızıttın mı lan?
Feyyaz : bu lafı heryerde sözyleme , sikerler.
M.R.B : diyosun..
Aske
26 Ağustos 2007 Pazar
Gitme turnam vuracaklar kanadını kıracaklar

Son günlerde magazin gündemini bir takım dayak görüntüleri işgal ediyor. Tabi bu dayağı yiyen kişi magazin medyasının kuklalarından, para kapılardan, tülin adlı karı ile ne idüğü belirsiz bi ilişki yaşamış babyface caner. Sille tokat dayak yedikten sonra babyfaceliğinden eser kalmadı tabi.
Benim canımı sıkan hadise şu; canlı yayında kafanda gözünde bardak kırıyordun sevgili, candan, teyze samiyetli, otobüste yer veren genç kadar düşünceli canercim neden bu dayak karşısında ''üst sınıflarda topu ele geçirilmiş ortaokul çocuğu'' gibi bi pıstın kaldın? neden sadece ''abi kuran çarpsın yapmadım'' dedin. kendini savunsana ulan adam sana aduketi çakıyor korumaya alsana!
hiç mi atari salonu tecrüben olmadı? jetonunu mu yuttu makina?! insert coin caner! sert koyarlar sonra.
Hoşuma giden hadise de şu; Kavga seven bir insan olduğum için dayakçı abileri takdir ediyorum. İnanılmaz teknik tokatlar ve sözler söylüyorlar çünkü. Nasıl da çakıyorlar! yankılanıyor odanın içinde caner'in histerik sözleri ve dolu gözlerine aldırmadan basıyorlar tokatı! yalnız ceketli olan sanki bi tokadı kaçırdı gibime geldi.. sıyırdı sanki ucundan iyi çakamadı ama normalde çok iyi çakan bi adama benziyor kondüsyon eksikliği olsa gerek.
Caner seni dayak yerken görmek bana büyük bir haz verdi. Umarım nice dayaklar yersin... hasret,sevinç,egzantirik,omomatik,tursilmatik,tanıdıkbildiktemizlik gibi nice gevrek duygularım ile sana binlerce kokulu öpücük yolluyorum. Allah analı babalı büyütsün.estafurullah. sana seviyor seni tapıyorum.börek güzel.
24 Ağustos 2007 Cuma
Sık-ın-tı

asıyorum ipe oh ne güzel
deterjanın yanında yumuşatıcı
baldan tatlı
üstelik kaynımgiller yatıya kaldı
kızına grup satın almış björn eniştem
karısı da pek havalı
sie diye bi laf vardı irc'de
nerde kaldı..
gözüm kaldırımda ve bazen yolda kalabiliyorsa
bundan sanane
gotik bi kızı acıklı hikayemle ağlatmak istiyorum
makyajının aktığını görünce
hehe diye çığırarak
marduktan bi şarkı söylemek istiyorum
gotik kız benden bişi bekleme sen çok acıklısın
ve çok can sıkıcısın
için kararmış kızım senin
üstelik omo matik colordan haberin yok salak
insan hayatı tek renk yaşar mı?
git.. çamaşır yıka yelloz seni
ihihihih
22 Ağustos 2007 Çarşamba
Evleniyorlar !

Demonik Lord Mehmet 6 yıllık uzatmalı sevgilisi Dark Angel Makbule ile evleniyor. Makbulenin babasının dorock barı basıp, makbuleyi lord mehmetle yiyişirken yakalaması sonucu işler biraz karışmıştı. Neyse ki iki ailenin birbirlerine hediye olarak keçi,oğlak ve bir kaç norveçli tırto bilek gruplarının cdlerini göndermeleri sonucu olaylar tatlıya bağlandı. Bundan gaz alan çiftimiz evlenme kararı aldılar. Her ne kadar Lord memo ''ya file çorap giymiyor bi de lacrimas'da ağladığını görmedim'' dese de bunların bir engel teşkil etmediğini, önemli olanın katılmak olduğunu belirtiyor. Makbule cephesinde ise sessizlik hakim. Evlilik teklifinin indibi mağarasında mum ışığında ve fonda Siksoktırtorheim çalarken yapılmasından ötürü biraz şok geçirmiş durumda. Düğün için Satanisskogen düğün şatosu sponsor olurken Moribund Oblivion da düğünde ufak bir sıçış resitali ile insanları güldürecek.
Çiftimize mutluluklar diliyor, aynı sunağa kurban sunmalarını ve aynı altarda ayin yapmalarını cenabı haktan niyaz ediyoruz.
Not : Düğüne sadece 666 kişi davetlidir. ek olarak Moribund Oblivion dini bir takım nedenlerden ötürü düğüne iştirak edemeyeceğini aksi halde çarpılabileceğini açıkladı. Moribund Oblivion yerine Bırakınheim Sokhaim isimli Artvin'li nordic black grubu çalacak. Demonik Güç yanınızda olsun. Sizi korusun.
Oracle&Aske
21 Ağustos 2007 Salı
Se7en

David Mills: Wait, I thought all you did was kill innocent people.
John Doe: Innocent? Is that supposed to be funny? An obese man... a disgusting man who could barely stand up; a man who if you saw him on the street, you'd point him out to your friends so that they could join you in mocking him; a man, who if you saw him while you were eating, you wouldn't be able to finish your meal. After him, I picked the lawyer and I know you both must have been secretly thanking me for that one. This is a man who dedicated his life to making money by lying with every breath that he could muster to keeping murderers and rapists on the streets!
David Mills: Murderers?
John Doe: A woman...
David Mills: Murderers, John, like yourself?
John Doe: A woman... so ugly on the inside she couldn't bear to go on living if she couldn't be beautiful on the outside. A drug dealer, a drug dealing pederast, actually! And let's not forget the disease-spreading whore! Only in a world this shitty could you even try to say these were innocent people and keep a straight face. But that's the point. We see a deadly sin on every street corner, in every home, and we tolerate it. We tolerate it because it's common, it's trivial. We tolerate it morning, noon, and night. Well, not anymore. I'm setting the example. What I've done is going to be puzzled over and studied and followed... forever.
Masum deyip geçtiğimiz kavramlar ve insanlar hakkında bir kez daha düşünmeliyiz diye düşünmekteyim..
Oracle
Pamuk ipliği
''sesin artık cennetten,
gözyaşların bulutlardan,
geliyor süzülerek,
bak uçmayı da öğrendin sonunda..''
20 Ağustos 2007 Pazartesi
dingil
kumsalda sevişen görmedim lan hiç
panoramic long-range vertigo:
çüüş
panoramic long-range vertigo:
eksik yaşıyosun olm
Silence is also a sound / Murt:
valla görmedim denk gelmedi
Silence is also a sound / Murt:
bizzat kendim yapıcam ama
Silence is also a sound / Murt:
sevişcem kumlu kumlu
Silence is also a sound / Murt:
tenime yapışcak
Silence is also a sound / Murt:
güneş yağlı tenime kumlar
Silence is also a sound / Murt:
vıcık vıcık bir aşk bizimkisi
panoramic long-range vertigo:
abartta götüme sok mnkym.
Silence is also a sound / Murt:
sen ne anlarsın ambiansdan
Silence is also a sound / Murt:
dingil
19 Ağustos 2007 Pazar
Dredg: Gizli inci

Ülkemizde yeni yeni dinlenmeye başlayan bir grup olduğunu başta belirtmek istiyorum.. bana kalsa kimse dinlemesin zaten. Ülkemizde rock/metal dinleyicisinin popülizm uğruna grupları nasıl dejenere ettikleri yani bizim dilimizde piyasalaştırdıkları ortada.
Benim bencilliğimden sonra dredg'i tanıyalım biraz da. Üniversite ya da lise yıllarında çoğu insan müzikle uğraşıp bi garaj grubu kurarlar. En azından amerika'daki gençler için bunu söyleyebiliriz sanırım.. İşte dredg'in güzel hikayesi de burada başlıyor. Okul yıllarında tanışıp müzik yapmaya başlarken aynı zamanda papa roach,linkin park gibi grupların teknisyenlik ve roadielik gibi olaylarına da bakıyorlar. Grubun kuruluş tarihi 1995. Çeşitli cover çalışmalarından sonra kendi şarkılarını yazmaya başlıyorlar.
gavin hayes (vokal)
dino campanella (davul)
mark engels (gitar)
drew roulette (bass)
Grup ep olarak;
- Conscious, 1996
- Orph, 1997
- Extended Play for the Eastern Hemisphere, 2002
- Leitmotif, 1999
- El Cielo, 2002
- Catch Without Arms, 2005
- Crickets, 2003
- Live from the Henry Fonda Theater, 2005
Son olarak eklemek istediğim umarım böylesine kaliteli müzik yapan bütün gruplar çizgilerini bozmaz ve asla piyasa olmazlar. Bizler de uzun seneler boyunca bu keyfi yaşarız.. di mi?
Ek: Grup penguenleri de çok sevip bunları maskot olarak kullanıyor. Penguen seven insan olarak kendilerini takdir ediyorum.
Oracle
16 Ağustos 2007 Perşembe
Mevsim salatası duygular volume 2
gün ışığında nice rengi gösteren.
sonsuz frekans kırılıyor
kat kat bedenlerimizde,
ve nice yansımalarla
bir hologram oluşuyor.
yankıyı benimsiyoruz
aslı unuttuğumuzda.
ama kimlik perdeleri
kalktıkça bir bir
gölge oyunu sona eriyor.
ve ışık kendiyle buluşuyor
tek bir odak noktasında.
oyun sürüyor.izlemeye devam ediyoruz..
17 ağustos 1999 marmara depremi gibi bir felaketi bizlere tekrar yaşatma..uslu ol.
Oracle
15 Ağustos 2007 Çarşamba
playlist
-music is a reflection of the soul-
''Close your eyes and I’ll kiss you, tomorrow I’ll miss you remember i’ll always be true. Forever, forever i’ll be holding you. Whenever i’m alone with you you make me feel like i am free again. You make me feel like i am clean again.
i can’t see you when i want to. Where i am now? Nothing else but laughter is around me. Forevermore. No one can heal me no one can save me. I’ve gone beyond the truth, it’s just another lie. Always the summers are slipping away. Find me a way to making it stay. When the evening reaches here, you’re tying me up. I’m dying of love, it’s ok.
I’m free, free to be. I’m free, free to be. I’m not another liar, i just want to be myself. And now the beat inside me is a sort of a cold breeze. You make me sick because i adore you so. But I’m busy mending broken pieces of the life i had before. Before you. i have often told you stories about the way, i lived the life of a drifter waiting fort he day. When I’d take your hand and sing you songs, then maybe you would say ‘come lay with me, love me’ and i would surely stay. That what happens when you play ‘catch without arms’. It’s what sets us apart.
‘hello hello hello hello’… is it gonna last? Why don’t you come and take me with you? and so i know you had to go. I’m dreaming of the past an echo of the years we passed through. İf you live by the rules of ‘its over’, then I’m sure that that makes sense. Sometimes i feel like my only friend is the city i live in. There’s nothing simple when I’m not around you. i miss you when you’re gone.it’s hard to carry on, that is what i knew. Hold on to my hands. I feel I’m stinking, stinking without you.if i asked, would you walk me home? Would i be safer if i was alone? I wish i could tell you what i want from you. i would if i knew.i want you more, more than i ever thought i would. More than i ever should. Remember how our hands matched. Love lines, same size. I guess i should have checked to the lifelines were in line. I need you hear you say ‘i love you. i loved you all along and i forgive you for being away for far away too long.’. hold on to me, and never let me go. Keep breathing. I wouldn’t lie. I wouldn’t. You need me like water needs a flower. You need me like the sun needs its every hour. You need me like a fool needs stars. You need me, don’t you? tell me who you are. I turn on the water. Because i think i should drown. Cold shower, ice cold.
i crossed all the lines and i broke all the rules. You see the smile that’s on my mouth, is hiding the words that don’t come out. All of my friends who think that i’m blessed, they don’t know my head is a mess.no, they don’t know who i really am. And they don’t know what i’ve been through.but you do. I was made for you…
it’s violent here. Why have you left me? If only you could stay and keep me in. it’s violent here. why did you run from me?
i, i looked into your eyes and saw a world i wish i was in. I’ll never find someone quite as touched as you again. I’ll never love someone quite the way that i loved you. as i lie here all alone, i want to be in your arms so badly. And yeah, you know I’m done, and forever in love with you. you used to be like my twin. And all that’s been, was it all for nothing?
i remember little things you hardly ever do. Tell me why. i don’t know why it’s over. I remember shooting stars, the walk we took that night. I hope your wish came true. Mine betrayed me.
you were my first love, the earth moving under me. Now let us lie. Sad we live, sad we die. Even in your pride, i never blamed you. everybody tells me I’m being a fool. Everbody tells me you are being so cruel. But i don’t believe it. I’d give up forever to touch you. because i know that you feel me somehow. İ just don’t want to miss you tonight, i just want you to know who i am.
games, changes and fears. When will they go from here? When will they stop? i may appear to be free. But I’m just a prisoner of your love. I may seem alright and smile when you leave, but my smiles are just at front. Though i try to hide it, it’s clear. My world crumbles when you are not here.
staying away to chase a dream… tasting the air you’re breathing in. i know i won’t forget a thing. God, i want you. just be mine. Because you haunt me all the time. Your pain, it talks to me. It really talks to me. Change your heart. Look around you, it will astound you. i need your loving like the sunshine and everybody’s gotta learn sometime. Did we lose all the love that we could have shared? And it’s wearing me down, and it’s turning me round. i can’t find a way now, to find it out. Where are you when i need you? the dream which I’m dying are the best I’ve ever had. I find it hard to tell you ; i find it hard to take. You went as far as you could. You’re living another life. And it cuts me like a knife. i hope you understand, I’m the one who’s left behind. But I’m on the outside and I’m looking in. i can see through you, see the true colors. Because inside, you are ugly. You are ugly like me. All the times that i felt like this won’t end, was for you. and i have taste that i could never have, it’s from you. all the times that I’ve tried my intentions full of pride. But i waste more time than anyone.
as we walk through the ashes i whisper your name, a taste of pain that i cling to. As we walk through the ashes you whisper my name. Who’s the one with the sickest mind now?
there's no one to take my blame
if they wanted to
there's nothing to keep me sane
and it's all the same to you
there's nowhere to set my aim
so I'm everywhere
never come near me again
do you really think i need you
I'll never be open again, I could never be open again.
I'll never be open again, I could never be open again.
and I'll smile and i'll learn to pretend
and I'll never be open again
and I'll have no more dreams to defend
and I'll never be open again''
bizimle çalışmak ister misiniz?
irtibat ; greatdilemma@hotmail.com
sizlerle daha iyiye!!
not: tek yapmanız gereken "istiyorum" demeniz . gerisini bize bırakın. (şartlar konuşulur. rahat olun.)
Yılın röportajı!
mds'nin kurucularından Oracle nickli insan "Murt-without a"'nın akıllara durgunluk veren röportajı.. kendisini tebrik ediyor ve bu ilk röportajı için "aayırlı uurlu olsun beyaa" diyorum-------------------
Sevgili dostum yağmur ile aklıma takılan bir kaç husus hakkında röportaj yaptım.güzel oldu kanımca.görümcenize, eltinize okutun, okuyun canlarım!
Murt:
Merhaba, beni kırmadığın için teşekkür ederim öncelikle hazırsan hemen başlayalım?
Yağmur:
Durduğumuz hata!
Murt:
Türkiyenin kireçli suları için ne düşünüyorsun? çözüm ne olabilir?
Yağmur:
kireç, yani kalsiyum karbonat özünde çok hakikatli, şerefli, saygı duyulası bir toz olabilir lakin suya girmeyecek. suya karışırsa tüm haysiyetine küfür etme hakkımı kendimde saklı tutar, gerekirse halka arz ederim. sözün özü suyu severim, hayati sıvıdır. hayır hayati sıvı kandır, ama su da bir o kadar hayatidir. misal, küresel ısınma. nasıl da çaresiz nasıl da sersefiliz, susuz kalcaz diye ne kadar da üç buçuk atıyoruz. su güzeldir. kireç de kendi için de tutarlıdır. ama suya karışmıycak, akıllı olcak akıllı. suyu gördü mü merhaba abi dicek, sabah şerifleriniz hayırlı olsun, ben sana bulaşmadan şöyle yandan geçiyim dicek. adamı sinirlendirmicek. çözüme gelince, öyle kaba kuvvetle, isviçreli bilim adamlarının bulduğu iki paralık calgonla olmaz bu iş, tozsa da bir şerefi var. alıcaksın karşına konuşacaksın, öyle değil midir ki tatlı söz, yılanı deliğinden, kireci yolundan çevirir, çıkarır. bişeyler yapar.
Murt:
Elbette anlıyorum peki emre aydın s leri ş yaparak cici mi olmaya çalışıyor amacı ne?
Yağmur:
emre aydın. şimdi kendisi hakkındaki düşüncelerimi söyleyip de kimseyi kırmak, gücendirmek istemem. keza 70 milyon bu röportajı okuyor. yoksa bi konuşsam, üüüf yani. öyle konuşurum. ama şuna değinmeden geçemicem, burdan kendisine sesleniyorum ki, samimi değilsin arkadaşım. şirin hiç değilsin. şirin olmaya mı çalışıyor bilemem ama antipatik oluyor, iki gram romantikliğini de sempatik olma yolunda harcıyor. yazık. tek söyleyebileceğim şey, ne kadar s'ye ş demişse o kadar sayıda bebek taklidi yapan kızla o kadar hafta boyunca kapalı bir odada tutulması gerekiyor emre aydın'ın. sonra şirin olmaya çalışmak ne demek, ebesininki tersden nasıl gözüküyormuş, bir daha böyle türlü gereksiz atraksiyonlara girebilir miymiş, yoksa efendi gibi şarkısını söyler işine mi bakarmış görürüz. haa yoksa efendi çocuk, keremcem bir emre aydın iki.
Murt:
Kafama takılan son şey şu; Herkül Zeynaya çaktı mı? çakmadıysa kim döver?
Yağmur:
şimdi çaktı mı çakmadı mı bunlar merak edilen şeyler tabi. benim de bir kaç mitolojik arkadaşım var, hani aramda iyi. bir kaç bilgi verebilirim gençlere. maksat meraklar giderilsin, renkli giysilerimiz solmasın, dünya bambaşka bir yer olsun. zamanında herkül yanına babası zeus u da almış, efendi gibi gitmiş zeyna'yı istemeye. ama zeyna karı değil ki mk, kadın dediğin kahveleri pişirir, bi köşede oturur dimi. yok efendim nerde. yok işte kılıçla gösteri yapmalar, yok efendim ayı boğmalar falan. zeus demiş kalk oğlum kalk. sana kız mı yok. köyden alırız daha iyi demiş. herkül de sinirlenmiş tabi zeyna'nın bu tutumuna. önce bi güzel yemiş zeyna'yı, sonra da dövmüş bırakmış. kadın gibi kadın olsaydın seni başımın tacı yapardım, ayıboğan seni, feminenlikten nasibini alamamış öküz demiş. öylece bırakmış. herkül şimdi ruslanayla evli, iki çocuğu var. ruslana hem herkülün yanında gezdirebileceği gösterişli, ona yakışan bir hanım, hem de kadınlık nedir biliyo. zeyna'dan haber alınamamış ama bi daha. söylentilere göre herkülün vurgunundan sonra konsept porno işine girmiş, bilemem ne kadar doğru..
Murt:
Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı? çok keyifli oldu.
Yağmur:
Röportaj için beni seçtiğin için teşekkür dostum, ayrıca link ölmüş!
Oracle
10 Ağustos 2007 Cuma
ok...yay..
pincushionqueen:
ÖLÜCEEEM
pincushionqueen:
abi tornado alarm verilmişti
pincushionqueen:
şimdi rüzgar falan çıktı
pincushionqueen:
kesin geliyo
pincushionqueen:
akk
pincushionqueen:
adkşlskdaşs lan ölmeye mi geldim buraya ben
elohim meth:
şş sakin ol
elohim meth:
bişey olmayacak
elohim meth:
sadee sırtında üçüncü bi kolun olacak
elohim meth:
sakin ol
elohim meth:
sakin misin ?
pincushionqueen:
ölücem lan
elohim meth:
ölmeycen
pincushionqueen:
yağmur da başladı
pincushionqueen:
sıçtık
elohim meth:
sadece sırtında 3üncü bi kol çıkacak
elohim meth:
sakin ol
elohim meth:
sakin misin ?
pincushionqueen:
ulan iyi ki gitmemişim bugün cedar point e
pincushionqueen:
eet sakinin
pincushionqueen:
sakiinim
elohim meth:
tamam ne güzel
pincushionqueen:
sakinim!!!!
elohim meth:
keşke herke sakin olsa
elohim meth:
ama sakin ol ya bu ne
elohim meth:
ünlem falan..
elohim meth:
sakin ol bence
elohim meth:
sakin misin ?
pincushionqueen:
sakinim ya sakinim
pincushionqueen:
ünlem sadece sürekli yanlış yazdığım için sinir belirtiyodu
pincushionqueen:
bissürü resim çektim ahaha
elohim meth:
ama bu seni sakinleştirmiş gibi gözükmüyor
elohim meth:
biraz sakinleşsen çok iyi olacak
elohim meth:
sakin ol
elohim meth:
sakin misin ?
pincushionqueen:
tamam lan sakinim yeter
elohim meth:
yeter derken ?
elohim meth:
sanırım bu biraz seni gerdi
elohim meth:
öyle mi ?
elohim meth:
ama gerilmemelisin
elohim meth:
sakin ol biraz
elohim meth:
sakinleş
elohim meth:
sakin misin ?
pincushionqueen:
sakinim bebek, istersen bunu dışarda konuşalım :kıro:
elohim meth:
ya konuşuruz sen hele bi sakinleş
elohim meth:
sakin olman önemli
elohim meth:
sakin misin ?
pincushionqueen:
sen hele bi kem aç ben sakinleşirim
pincushionqueen:
oha süper abazan şeysi oldu
pincushionqueen:
bayıldım
elohim meth:
açmam çıplağım ve kafamda tavşan kulağı ve ağzımda lolipop var
pincushionqueen:
vov yee
elohim meth:
öyle deme utanıyorum
elohim meth:
ayrıca sakin ol hemen heyecanlanma
elohim meth:
sakinleş
elohim meth:
sakin ol
elohim meth:
sakin misin ?
pincushionqueen:
sakinim
elohim meth:
ok.
pincushionqueen:
yay
---<---@
9 Ağustos 2007 Perşembe
Ders
''sonuc kısmı, di mi?
sonuc kısmında toparlamaktan nefret ederim.
hayat o kadar kısa ki,icine etmeye degmez!
buna degmez..
derek hep bir alıntıyla bitirmek gerektigini söyler.
baskası mutlaka en iyisini söylemistir...
onlardan alırsın...
onlardan calarsın böylece saglam bitirirsin.
ben de sanırım,seveceginiz birininkini sectim;
biz düsman degiliz,dost da degiliz.
düsman olmamalıyız.
bizi saran tüm hırslarımıza ragmen...
sevkate olan baglılıgımızı kaybetmemeliyiz.
hafızamızın gizemli yolları...
icimizdeki meleklerin kullanmalarıyla...
emin olun...
yukarıara yükselecek"
Sonsuz ilhamı ve dersi için American history X'e teşekkürü borç biliyorum.
8 Ağustos 2007 Çarşamba
Halil Cibran

Bu büyük adamı burada yazmamak olmazdı sanırım..
Büyük bir şair, filozof ve sanatçı olan Cibran peygamberler yatağı olarak da bilinen Lübnan'da doğdu.(1883) Ancak ünü ve tesiri Yakın Doğu'nun çok ötesine yayıldı. Şiirleri yirmiden fazla lisana çevrilmiş olan Cibran'ın çizimleri ve resimleri dünyanın bellibaşlı şehirlerinde sergilenmektedir.Yaşamının son yirmi yılında ABD'ye yerleşmiş ve eserlerini İngilizce yazmaya başlamıştır. Başta "Kahin" olmak üzere, kendi mistik çizimleriye bezeli kitapları sayısız okuyucu tarafından bilinmekte ve sevilmektedir. Pek çok kişi Cibran'da, yüreğin ve aklın en derin yansımalarının ifadesini bulmuştur..1931'de vefat etmiştir.
Durmadan yürüyorum bu kıyılarda,
kumla köpüğün arasında.
Yükselen deniz ayak izlerimi silecek,
rüzgar köpüğü önüne katacak,
ama denizle kıyı daima kalacak.
Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır.
Anımsamak bir tür buluşmadır.
Unutmak ise bir tür özgürlük.
Yüreğimdeki mühür
kalbim kırılmadan çözülebilir mi?
Sevgililer birbirlerinden çok
aralarındakini kucaklarlar.
Arkadaşlık her zaman için
tatlı bir sorumluluktur,
asla bir fırsat değil.
Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinç
senin gerçeğini açığa çıkarabilir.
İşte böyle bir anda
ya güneş altında çıplak danset,
ya da çarmıhını taşı.
İnsanlık, sonsuzluğun dışından
sonsuzluğa akan bir ışık nehridir.
Şafağa ancak
gecenin yolunu izleyerek ulaşılabilir.
Gariptir ki,
kimi zevklerin tutkusudur,
acılarımızın bir kısmını oluşturan.
Kişinin hayal gücüyle,
düşlerinin gerçeklesmesi arasındaki mesafe,
yalnızca onun yoğun isteğiyle aşılabilir.
Cennet orada,
şu kapının ardında,
hemen yandaki odada;
ama ben anahtarı kaybettim.
Belki de sadece koyduğum yeri unuttum.
Kuş tüyünde uyuyanların düşlerinin,
toprak üzerinde uyuyanlarınkinden
daha güzel olmadığı gerçeğinde,
yaşamın adaletine olan inancımı
yitirmem mümkün mü?
Bana kulak ver ki,
sana ses verebileyim.
Karşindakinin gerçeği
sana açıkladıklarında değil,
açıklayamadıklarındadır.
Bu yüzden onu anlamak istiyorsan,
söylediklerine değil,
söylemediklerine kulak ver.
Söylediklerimin yarısı beş para etmez;
ama ola ki diğer yarısı sana ulaşabilir
diye konuşuyorum.
Yalnızlığım, insanlar geveze hatalarımı övüp,
sessiz erdemlerimi eleştirmeye
başladığında doğdu.
Bir gerçek her zaman bilinmek,
ama ara sıra söylenmek içindir.
İçimizdeki gerçek olan sessiz,
edinilmiş olan ise gevezedir.
İçimdeki yaşamın sesi,
senin içindeki yaşamın
kulağına ulaşamaz.
Yine de kendimizi yalnız
hissetmemek için konuşalım.
Sözcüklerin dalgası
hep üstümüzde olsa da,
derinliklerimiz daima dinginliğini korur.
Yaşam kalbini okuyacak
bir şarkıcı bulamazsa,
aklını konusacak
bir filozof yaratır.
Zihnimiz bir süngerdir,
yüreğimizse bir nehir.
Çoğumuzun akmak yerine,
sünger gibi emmeyi seçmesi ne garip!
Eger kış,
"Baharı yüreğimde saklıyorum"
deseydi, ona kim inanırdı?
Her tohum bir özlemdir.
Öğretilerin çoğu pencere camı gibidir.
Arkasındaki gerçeği görürsün,
ama cam seni gerçekten ayırır.
Haydi seninle saklambaç oynayalım.
Yüreğime saklanırsan eğer,
seni bulmak zor olmaz.
Ancak kendi kabuğunun
ardına gizlenirsen,
seni bulmaya çalışmak
bir işe yaramaz.
Neşeli yüreklerle birlikte
neşeli şarkılar söyleyen
kederli bir kalp ne kadar yücedir.
Yürüyenlerle birlikte yürümeyi yeğlerim,
durup yürüyenlerin geçişini seyretmek değil.
Hayır, boşuna yaşamadık biz!
Kemiklerimizden kuleler yapmadılar mı?
Özel ve ayrımcı olmayalım.
Unutmayalım ki, şairin aklı da,
akrebin kuyruğu da gururla
aynı yeryüzünden yükselir.
Evim der ki, "Beni bırakma,
çünkü burada senin geçmişin yaşıyor."
Yolum der ki, " Gel ve beni izle,
çünkü ben senin geleceğinim."
Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,
"Benim ne geçmişim,
ne de geleceğim var.
Eger kalırsam,
kalışımda bir ayrılış vardır;
gidersem,
ayrılışımda bir kalış.
Yalnızca sevgi ve ölüm
her şeyi değiştirebilir."
Daha dün, yaşam küresi içinde
uyumsuzca titreşen bir kırıntı
olduğumu düşünürdüm.
Şimdi biliyorum ki,
ben kürenin ta kendisiyim,
ve uyumlu kırıntılar halinde
tüm yaşam içimde devinmekte.
Adlandıramadığın nimetleri özlediğinde,
ve nedenini bilmeden kederlendiğinde,
işte o zaman büyüyen her şeyle
beraber büyüyecek, ve
üst benliğine uzanacaksın.
Ağaçlar yeryüzünün
gökkubbeye yazdığı şiirlerdir.
Ama biz onları devirir ve
boşluğumuzu kaydedebilmek için
kağıda dönüştürürüz.
Güzelliğin şarkısını söylersen eğer,
çölün ortasında tek başına olsan bile
bir dinleyicin olacaktır.
Esin daima şarkı söyler;
asla açıklamaya çalışmaz.
En büyük sarkıcı,
sessizliğimizin şarkısını söyleyendir.
Eğer ağzın yemekle doluysa
nasıl şarkı söyleyebilirsin?
Ve eğer elin altınla yüklüyse,
şükretmek için nasıl kaldırabilirsin?
Sözler zamansızdır.
Onları zamansızlıklarını bilerek
söylemeli ya da yazmalısın.
Şiir bir düşüncenin ifadesi değildir.
O, kanayan bir yaradan
veya gülümseyen bir ağızdan
yükselen bir şarkıdır.
kritik , analiz , her ne boksa..
şimdi.. öncelikli olarak blog'un bundan sonraki gidişatı hakkında kendi kendime birkaç bilgi aktaracağım..
sık okuyanlar farketmiştir ki temmuz sıcakları itibarı ile blog sahibi iki yazar kendi çaplarında şiddetli bir delirtiye maruz kaldılar ( varan 1 - Delirti) ve akabinde delirgen yazılarını bir nakkaş gibi bu blog sayfasına işlediler.. işlediler de ne oldu? bu biraz sapık bir boşaltım sistemi.. sidik gibi düşünün ama biraz daha katı , ishal den hallice , kabıza bir nebze daha yakın.. anlatmak istediğimizi anlayamadığımız yazılar yazmak sanırım rahatlatıyor.
bu bundan sonra da böyle devam edecek şüphesiz.
lakin şöyle bir durum var ; aynı ip üzerinde gezindiğimiz bazı arkadaşlarımız mevcut (varan 2- Cambaz). bu ne demektir ? cevaplayayım.. Bu arkadaşlarımız ile aynı ip üzerinde sulu şakalar yaptığımızdan mütevellit , bizim ciddi yanımız biraz bu arkadaşların ceplerinde olacak artık. nasıl yani?? cevaplayayım.. misal sağ tarafınızda gördüğünüz http://pinkheather.blogspot.com . bu değerli arkadaşlarımızdan biridir ve 1700 lü yıllar içerisinde yaşasa idi voltaire'in büyük sempatisini kazanırdı kuşkusuz. ya da dennis'in (diderot). o sebepten buraya sıklıkla uğramak şarttır. okumak , açılmak lazımdır.
bunun yanına olur ise arkhe isimli kişi de blog'Umuzu şereflendirecek ve de bilmediğimiz tonlarca şey yazacak (en azından ben bunu ümüt ediyorum ; varan 3 - ümüt). bunun da yanında teklif götürmek istediğim bir süprüz isim daha var (hehe).. süpriz dedim bozulmasın.
böyleyken böyle.
Aske


