20 Eylül 2007 Perşembe
Toz
Sokaklar dolusu tozu düşünüyorum. Yürümeye çalıştığın zaman vücuduna yapışıyordu. Tabi ben de bunu penceremden izliyordum. Aslında vucüduna yapışmasını seviyordum.. sendeki kirlilik ile akraba olup bedeninin bir parçası haline geliyorlardı.. ve tekrar havaya savruluyordu.. ben penceremi hiç açmadım. Senden savrulanların bedenime ruhuma yapışmasından korktum hep. Mücadele ettiğim amaçlar, yaşadığım onca hikaye hepsinin yüzüme çarptığını hissediyorum.. Bir anahtarı arıyorum. ''Bazı anahtarlar her yolu açar'' demişlerdi ben de buna balıklama atlamıştım değil mi? hayır ben penceremi hiç açmadım. Senden savrulanların yolumun üzerine serpilmesinden, ayaklarımın kendimin uzağına düşmekten korktum. Ağzından çıkanları beynimin ücra köşesine kazırdım hep. Ne söylediğine değil nasıl söylediğine bakıyordum sürekli.. bu yüzden gözlerinden kaçan ıssız bir kaya gibiydim. sert ve katı. Evet ne dediğine değil nasıl dediğine baktım ben! Penceremi asla açmadım ben. Çünkü senden savrulanların ağzımdan girip midemde bir yumru olmasından korktum. Bir zamanlar burada bu odada hayatı izliyorduk ve hükmediyorduk insanlara! kendi krallığımızın tahtında taze mevyeler yiyerek en tatlı şarapları akıtıyorduk boğazımıza. Keskin sivri kahkalar atıyorduk. Neydi seni diğerlerinin yanına atan şey anımsıyor musun? neden vücuduna tozlar yapışıyor biliyor musun? Neden burada beni tek bıraktığını hatırlıyor musun?! Haha ben burada tek başıma olmama değil senin aşağı inmene üzülüyorum. Bu yüzden her bakışında pencereme bir tahta daha çiviliyorum! Ben penceremi hiç açmadım çünkü senin tozlarının gözlerime yapışmasından, içimde tutuğum denizin yanaklarımdan vücuduma akmasından korktum. Pencerenin öbür tarafından bana tatlı masallar anlatıyorsun benimse hiç uykum yok.. sanırım bütün yanılgı bu. Sen ağaçlardan söz ederken ben ormandan söz etmiştim. Aptal..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



1 yorum:
benim buraya yorum yapmam saçma ama dehşet bi yazı bu. çok güzel, fazla güzel.
Yorum Gönder